İSTANBUL’UN BÜYÜKLERİNE NE OLDU?

furkan

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş 2021/2022 sezonunun ocak ayında lige resmen havlu attılar. Üç İstanbul’un büyük takımı birden A takım teknik direktörsüz dahi kaldı. Peki bu nasıl gerçekleşti?

Sezona taze, vizyonlu ve projeleri ile gelen Burak Elmas ve hocası Fatih Terim’li Galatasaray; Son şampiyon, kiralık olarak takıma yıldızları katan, hocası Sergen Yalçın’ı ve şampiyonluğa giderkenki en önemli oyuncularını tutmayı başaran Beşiktaş; ve ligin rengi sarı-lacivert olacak diyen Ali Koç ve eski teknik direktörü ile yola başlayan Fenerbahçe…

Ligin ikinci devresi başladığı zaman ise hem Vitor Pereira, hem Fatih Terim hem de Sergen Yalçın’ın görevlerine son verildi. Tek tek ele almak gerekirse;
Galatasaray bir proje yapacağız ve geleceğimizi kurtaracağız dedi ve yüksek bir bonservis harcaması yaparak takımı gençleştirme kararı aldı. Ligde 10. sıraya demir atarken Türkiye Kupasından elendi ve UEFA Avrupa Ligi’nde gruptan lider çıkmayı başardı. Galatasaray’lıların da en büyük avuntusu işte o Avrupa Ligi’ydi ancak Galatasaray’daki asıl problem, Fatih Terim isminin Burak Elmas ve tüm başkanlardan daha ağır basıyor olması ve başkanların Terim’in rızası olmadan bazı işleri yönetemeyip yapamamasıydı. Elmas’ın yardımcı antrenörlüğe getirmek istediği ve sonrasında da A takım teknik direktörlüğü vermek istediği mevcut Galatasaray teknik direkörü Domenec Torrent’i, Fatih Terim’in kabul etmemesi bir çatlağa sebep olurken başlatılan projeyi ise fiili anlamda askıya aldırdı.
Beşiktaş’a geldiğimizde ise; her istediği transfer yapılan ve eline çok kuvvetli ve rotasyonlu kadro verilen Sergen Yalçın’ın Şampiyonlar Ligi’nde 0 çekip, ligde de mağlubiyetlere önlem alamamasına rağmen yönetim tarafından desteklenirken “Yapamıyorum” diyerek görevi bırakması, Beşiktaş ve Çebi’yi bambaşka bir projeye itti.
Fenerbahçe’de ise durum bambaşkaydı. Ligin rengi sarı lacivert olacak denilen başkan ve ligin ilk hafalarına Avrupa elemeleri ile beraber 5/5 giren “Vardır Bir Bildiği” denilen Vitor Pereira, medya tarafından alenen algılara, belki mobbinge uğrayıp eleştirilere göğüs geremeyen başkanın, çıkan teknik direktör haberlerini dahi yalanlamaması ile o baskıyı hocadan almak yerine tam aksi vermesi ve kaosun içerisinde bırakması, Vitor Pereira’nın oyuncu tercihleri, oyundan bağımsız ezbere konuşmaları ile görevine son verilip ligin ikinci devresine kadar 23 günü teknik direktörsüz geçirmesine sebep oldu.

Velhasıl kelam; İstanbul’un üç büyüklerinin adları gitti sanları kaldı demek çok da absürt olmayacaktır. Beşiktaş yeni bir projeye girerken, Fenerbahçe bu sezonu değil gelecek sezonu planlamaya, Galatasaray ise yepyeni bir teknik direktörü büyük bir kaosun içerisinde ülkeye getirerek “Yönetim İstifa” tepkilerinin arasında bir kulüplere dönüştüler.

Projeler, planlar gerçeğe dönüşecek mi zaman gösterecek ama yapboz sistemi ile, modern çağdan uzaki rasyonel olmayan, duygusal ve demogoji üzerine kurulamayan sistemler ile bir çark oluşturmak uzun vadeli ve en önemlisi istikrar yakalamak sadece hayalcilik. Konyaspor, Başakşehir, Trabzonspor, Hatayspor gibi takımlar uzunca zamandır İstanbul’un 3 Büyüklerinden çok daha akılcı yönetiliyorlar diyebiliriz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir