BİR KADIKÖY DERBİSİ

kadıköy

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fenerbahçe ve Galatasaray karmaşık geçen bu sezonda iki takım için de birer hedef maçı olarak Kadıköy’de karşı karşıya geldiler. İki takımın hocası da gelecek sezon olmama ihtimali daha kuvvetli olan hocalardı. Maç önünde saha dışı etkenleri göz önüne alındığında; uzun yıllardır oynanmamış kadar ilginç parametreler barındırıyordu.
Galatasaray 14. ve başkanı mayıs ayında görevi bırakıyor; Fenerbahçe’nin yaptığı seriden sonra hedefi ikincilik oldu ancak arkadan yeni sezon hocasını arıyor… İlginç…

Maç öncesi beklenilen Galatasaray’ın eksikleri ve Fenerbahçe’nin de formda oyuncuları ile Fenerbahçe’nin insiyatifinde bir oyun gerçekleşeceğiydi. Torrent’in Galatasaray’ını, Barcelona maçındaki oyun anlayışıyla bekliyorduk; savunmaya yatkın, hatlar arası dar mesafeyi koruyan, atmaktan önce korumayı düşünen ve ani atklar ile Kerem’i kullanan bir Galatasaray.
Fenerbahçe’yi ise dengeli, önde basan ve kaliteli ayaklarıyla finali ve golü düşünen ancak bunda sabırsız olmayan istikrarlı kadrosuyla üç puanı hedefleyecek bir Fenerbahçe.

Keza aynen öyle de oldu: Galatasaray; klasik savunma hattının dışında merkezinde de beklenilen gibi çıktı: Taylan, Berkan, Cicaldau. Galatasaray’ın merkez orta sahasının en büyük zaafı ve defosu sezon başından beri gözüken “sertlik”ti. Fenerbahçe’nin Mert Hakan, Crespo ve Zajc üçlüsünün en büyük avantajı ise tempo ve sertlikti. Yani; Fenerbahçe orta sahası bariz bir sertlik üstünlüğ koyuyordu kağıt üstünde de saha içinde de. Derbi gibi maçların kilitlerini açacaklar da tam da bu küçük detaylardır.
Fenerbahçe sabırlı başlasa da beklenen agresiflikte başlamadı. Galatasaray’ın oyun planından emindi, topu Nelsson’un yönlendirmesini istedi ve Kerem’ karşı birebir markajda Bright Osayi Samuel vardı. Taktik netti; Temkinli olalım, golü buluruz. İrfan ve Osayi hattından üç kez delmeyi başardı Fenerbahçe çalışılmış bir organizasyondu bu çok belliydi. Osayi’yi Van Aanholt ve Marcao arasına sızdırıp o çizgiye inildiğinde de dışarıdan merkez desteğini yay civarına getirebilmek ve bunun karşılığını 30. dakikada Zajc’ın yaptığı düzgün vuruşla da almayı başardı.
Torrent’in ekibi dakika 70′ kadar Gomis’i etkili kullanamadı ve önde baskı dahi yapamadı. Halil girdikten sonra biraz daha hareketli olmayı başarsalar da; bu yetmedi ve Fenerbahçe istediği sonucu alabildi.

Fenerbahçe ve Galatasaray mücadelesini bir satranç maçına benzetirsek; iki teknik adamın hamleleri de önceden biliniyordu, beklenen oldu ve kazanan daha kaliteli kadrosu ile Fenerbahçe oldu. Fenerbahçe, ikinci viteste ve çok da efor sarf etmeden Galatasaray’ı yenmeyi başardı.

Bu galibiyet 2016/2017 sezonundan beri Kadıköy’de Galatasaray’a karşı Fenerbahçe’yi ilk kez kazandırırken aynı sezondan itibaren hem içerde hem de dışarda Galatasaray’ı ilk kez yenmeyi başardı.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.