Süper Lig’in Şampiyonu Belli Oluyor?

fenerbahçe

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fenerbahçe taraftarının son yıllarda maalesef çok ama çok kötü bir özelliği oluştu o da “Çöplemek”
Üstelik bunu hep Fenerbahçe üzerinden yapmak!

Misal veriyorum x diye bir futbolcu olsun. Bu x futbolcusunun üstün meziyetleri olsun ama üstün derken misal veriyorum 100 maça çıksın ama 150 gol ve 50 asist yapmış olsun. Bana ve futboldan anlayan herkese göre, bu performansı üst düzey ve profesyonel bir ligde yapmış ise oyuncu “Süperstar” tanımına girmiş ya da girecek oyuncudur. Ancak Fenerbahçe taraftarına göre değil!!!

Nasıl değil? Şöyle anlatayım;
Oyuncuyu Fenerbahçe aldı diyelim, bonservis ödemeden ve imza parası vermeden alsın diyelim. Yıllık da misal veriyorum 2 Milyon Euro ücreti olsun. Gol ve asist olarak da sezonda 50 gol katkısı (gol + asist) yaparsa ek olarak 500 bin euro, takım şampiyon olursa da 500 bin euro bonusla gelmiş olsun. Hah işte geldiği andan itibaren asıl Fenerbahçe kariyeri başlar!

Şöyle ki Oyuncunun ilk idmanı, idmanda bacak arası çalım atıyor mu, koşusu nasıl, uyumu nasıl, tipi nasıl, idmanda tişörtü terledi mi, suyu nasıl içiyor vs hepsine dikkat edilir. Belki birkaç gün övme ve yüceltme olsa da ilk resmi maça doğru bir çok şey değişir. Hazırlık maçları etabında da iyi oynasın, orada da gol ya da asist yapsın. Başlar bizim taraftar “Yıldızlaştırmaya” ama iş resmi maça gelince, işin rengi değişir. O maçta da diyelim ki hakem faktörü ile Fenerbahçe puan kaybı yaşasın. Hiç acımazlar! Hem de hiç!

Başlarlar; Bu muymuş bu kadar para isteyen, utanmadan bir de bonus yazdırıyor, diğer takımların aldıklarına bak bir de bizimkilerin aldığına, bizi iyi kandırmışlar, yeni söğüşçümüz hayırlı olsun vs vs vs!

İyi de hocam, lig uzun maraton, bir maç ile futbolcu çöplemek adil mi? Ne çöplemek ne de süperstar ilan etmek adil değil! Üstelik CW’si böyle kalın ve dolgun olan bir oyuncunun en azından kredisi olmalı?

Şahsım adına ben 450 dakika Fenerbahçe forması ile izlemeden kolay kolay yorum yapmam. Bazen 450 dakika da yetersiz kalır. Misal Arao için ilk maçlarına bakıyorum da, toplamda 320 dakika oynayan Arao, ilk 3 maçında gözüme şahane gelirken Ümraniye maçında bende de “Acaba?” oluşmaya başladı. Düşünün yani bende yok diyenin yalan söyleyeceği bu kötü özellik, virüs gibi sadece Fenerbahçe taraftarında yayılıyor da yayılıyor! Uzun lafın kısası, alınan oyuncunun “Kötü oynama lüksü yok!” Hele hele ilk 5-10 maç hiç yok! Eğer bu evreyi kayıpsız geçerse “Fenerbahçe taraftarı koruma kalkanına alıyor oyuncuyu ve ilk hatası daha, daha alışacak vs” demeye başlıyor. Üstelik 10 maç güzel oynadıktan sonra. Aksi durumda ise maalesef çöpleme başlıyor…

Peki rakiplerin aldığı oyuncular için? Onların oyuncuları idmanda gol atsın o bile yetiyor “Alın bakın adamlar kimleri alıyor? Biz de gidiyoruz bu çöpleri alıyoruz…” türünden konuşmalara. Seferovic, Weghourst, Muleka, Sais, Abdülkerim Bardakçı vs diye sayabilir, listeyi uzattıkça uzatabilirim. Bu futbolcuların kötü performanslarında ise ilk kurulan cümle “Amaaaan bize ne rakiplerden? Lig uzun bir maraton. Takmayın böyle şeyleri. Biz işimize bakalım. Biz takımımıza bakalım” gibi sözler oluyor.

ÖZETLE; Fenerbahçe’ye gelen ejderha, civciv muamelesi görürken, rakiplerin aldıkları tavuk bile olsa kaz gibi gösteriliyor. Olumsuzluk pompalanırken, olumlu konuşana Pollyanna, kötü konuşana hain, orta konuşana ise yönetim yalakası ünvanı takılıyor…

Ligin henüz 2. haftası olması münasebetiyle ve Galatasaray ile Beşiktaş’ın puan kaybetmesi sonrasında, Fenerbahçe eğer Kasımpaşa’yı yenerse aslında ilk hafta kaybedilen 2 puanın telafisi olmuş olacak diyorum ama maalesef bizim taraftar çoktan 2. haftadan şampiyonu belirledi bile! Üstelik bu belirlemeyi görün bakın, sürekli güncelleyecekler ve hep “Ben demiştim” demeye doğru gidecek iş. Belki 4 şampiyonluk adayı yazanlar dahi “İlk ben demiştim” demeye başlayacak bile.

Şampiyonluk 1 maç ile 2 maç ile asla belli olmaz! Ha ligin son haftaları olur o ayrı ama oraya kadar zaten onlarca maç yapılmış olur. Fenerbahçe taraftarına çok aldanmayıp sadece seyir zevkine odaklanın. Şampiyon olacak takım belki 10 belki 20. haftalarda ciddi işaretler verecektir ama unutulmaması gereken bir husus var ki “Dünya Kupası”. Tam takımlar hazır, oyuncular iyi derken hoooop araya dünya kupası girecek! Keşke dünya kupasına katılamayan takımlar da kendi aralarında başka bir kupa oynasalar da en azından tatille karışık, soğukla birlikte sakatlıklar verilecek hazırlık maçlarının olacağı bu ara daha dolu dolu geçse ama maalesef…

Umarım 8 yıllık hasrete son verir Fenerbahçe ve bu sezon şampiyon olarak hem zihinleri, hem sinirleri dindirir. Yoksa giderek daha da berbatlaşan bir düşünce yapıları ortaya çıkacak gibi duruyor. Bugün çöpçü diyoruz yarın belki küfürbazlar demeye başlayacağız. Türk futbolunun da geleceği için, tek çare Fenerbahçe’nin şampiyon olması. Ama öyle 2. hafta bitiminde değil, 36. hafta bitiminde…

Okuyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum…

Saygılarımla, Mustafa Hoca…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Öne Çıkan Yorumlar

  1. golvar_avatar

    TEŞEKKÜRLER EMEĞİNE SAĞLIK BAZEN BAKIŞ AÇISI OLAYLARI FARKLI GÖSTERİYOR VAĞROLASIN

  2. golvar_avatar
    2 ay önce

    desteğe devam

  3. golvar_avatar
    2 ay önce

    Ağzınıza sağlık hocam

6 Yorum

  1. golvar_avatar
    2 ay önce

    Ağzına sağlık hocam

  2. golvar_avatar

    TEŞEKKÜRLER EMEĞİNE SAĞLIK BAZEN BAKIŞ AÇISI OLAYLARI FARKLI GÖSTERİYOR VAĞROLASIN

  3. golvar_avatar
    2 ay önce

    Ağzınıza sağlık hocam

  4. golvar_avatar
    2 ay önce

    desteğe devam

  5. golvar_avatar
    2 ay önce

    Çok doğru bir tespit Mustafa Hocam. Emeğinize sağlık!

  6. golvar_avatar

    *DESTEĞE DEVAM💛💙FENERBAHÇE💙💛GOLVAR*