FENERBAHÇE OYUN PLANI | 10/10

FENERBAHÇE OYUN PLANI | 10/10

10 resmi maç 10 galibiyet. Süper Lig’de lider, akan oyunda en çok gol pozisyonu üreten ve akan oyunda kalesinde en az gol beklentisine izin veren takım Fenerbahçe. İşte tam da bu zamanda konuşulması gerektiğine inandığım, Fenerbahçe’nin mevcut oyununda ciddi sorunlar arasında gördüğüm bazı noktalara değinmek istiyorum. Sadece sorunlara değil tercih edilen taktiksel durumlara da yer vermeye çalışacağım. Süreç içerisinde gelişimi gözlemlemek açısından bu yazıyı bir başlangıç noktası olarak kabul edebiliriz. Teknik adamlara, hazırlık evresi olarak 8–10 hafta zaman tanımayı doğru bulanlardanım ve var olan oyunu geliştirmek için ya da oyun inşa etmek için -bir de yeni bir takımsa- ideal bir periyot olarak görüyorum. Bu süre zarfının ardından gelişimleri ya da sorunları gözlemlemek bence daha doğru. İsmail Kartal Fenerbahçe’sinde bu periyot içerisine girmeye başladık. Bu sebeple bu yazıyı yazma gereksinimi hissettim.
Oyunun 5 temel aksiyonu özelinde topun rakipte olduğu anlar, topa sahipken planlananlar, +/- geçişler ve duran toplar belirleyici parametreler. Öncelikle topun rakiplerde olduğu anlar ile başlayalım. Ön alan baskısının şiddeti, yerleşimi ve takım boyu ile ilgili, oyuncu profilleri ve teknik ekip tercihleri kaynaklı değişken durumlar var. Dzeko, Tadic, İrfan/Cengiz tipolojisinde oyuncular ile yoğun baskının sürekliliği pek mümkün olmuyor. Merkez oyuncularından özellikle Fred&Szymanski’nin yaptığı yalnız baskılar ise yeterli olmayabiliyor. Farklı oyuncuların oyunun akışı içerisinde birlikte yapılamayan baskılara yönelik isyanlarını gözlemlemekte mümkün.

Rakip takımın birinci ve ikinci bölgesinde yaptığı pas sayısının, aynı bölgede yapılan defansif aksiyonlara oranı. Bu bağlamda Fenerbahçe, rakiplerinin yaklaşık ilk 60 metre itibariyle pas yapmasına henüz yeterli reaksiyonu göstermiyor. Bu durum ön alan oyuncularının profilllerine yönelik olarak teknik heyet tercihi olabilir fakat geriden iyi oyun kuran ekiplere reaksiyon verilmezse sorunlarda yaşanabilir. İstatistikler oyuna dair her şeyin karşılığı olmayabilir fakat çıkarımlar yapmaya ve gelişimi gözlemlemeye olanak sağlar.

Fenerbahçe’de İsmail Kartal’ın ön alan baskısına yönelik tercihi çoğunlukla yönlendirmeli pres şeklinde. İsmail Kartal, rakip zaaflarına iyi hazırlık yapan bir antrenör. Takımlarını, topa rakibe geçtiğinde ya da topa sahip olunduğu anlarda rakibin zayıf noktalarına göre hazırlıyor. Bu doğrultuda sık tercih edilen planın temeli savunma çizgisini kendi yarı sahası ve merkeze olan mesafeye göre konumlayıp, baskı planında yönlendirmeler uygulamak. Örneğin, rakip takımın hangi stoperinin oyun kurmasına müsaade edeceğine dair bir strateji ya da rakip bekler oyun kurma konusunda tercih edilen oyuncular ise onlara yönelik baskılar gibi…

Fenerbahçe’de İsmail Kartal’ın toplu oyunda 8 numaraları üzerinden çizdiği topsuz koşularla koridor kullanım setlerini biliyoruz ama top rakipteykende özellikle Fred&Szymanski’nin yaptığı baskıların topun kazanımı ve kullanımı noktasında önemi büyük. Süper Lig ve Avrupa maçlarında bu durumun örneklerini gördük. Yönlendirmeli baskılar kadar bu oyuncular enerji ve tempoları Fenerbahçe’nin pres gücünü direkt yukarı çıkarıp atak devamlılığı sağlıyor. İsmail Yüksek’in de geçen sezondan gelen alışkanlıkları bu konuya olumlu etki ediyor.

Baskı yerleşiminde tercih edilen durumlara ek olarak savunma çizgisi ile merkezin arasındaki kopukluk rakiplerin merkezden pozisyon bulmasına sebebiyet veriyor. Tabi burada defansif orta saha “6 numara” transferinin yapılmamasından söz edilebilir fakat bu bence sadece transfer ile çözülecek bir konu değil. Transfer, sorununun çözümüne yapılacak bir katkı olacaktı ama takımın yerleşimi, savunma çizgisi ile merkezin bağlantısı arasındaki mesafe belirleyici kısım.

Yerleşik savunmaya ya da geçiş hücumlarında planlanan oyun kurulum şablonlarından örnekler gözlemledik ve iyi yapılan organizasyonların daha da artması gerektiğini söylemek lazım. Organizasyonel çeşitlilik, kapanan savunmaların aşılması ve hat kıran pasların zenginleşmesi Fenerbahçe’nin hücum gücünü yukarı çıkaracaktır.
Gelelim en ciddi sorunlardan bir diğerine. Fenerbahçe’nin geriden oyun kurulumunda yaşadığı temel problemler, rakip takımların stratejilerini buna yönelik hazırlamasına olanak sağlıyor. Antalyaspor takımı Nuri hocanın planını sahaya ilk 45 dakika çok iyi yansıttı ve Twente eşleşmesinin ilk yarılarından sonra Fenerbahçe’nin oyun üstünlüğünü ve momentumu kaybettiği gördük.

Fenerbahçe’de ilk yarı en dikkat çeken verilerden birisi, Dzeko ve Livakovic’in topla buluşma sayıları oldu. İki oyuncu ilk yarıyı 20 kez topla buluşarak tamamladı. Bu durum iki konuyu akıllara getirebilir. Öncelikle, modern futbol her bir oyuncunun pas opsiyonu olabilmesini gerektiriyor. Öyle ki bazen kaleciler tamamen oyun kurulumuna dahil olabiliyor. Fenerbahçe’nin bundan sonraki süreçte baskı yediği anlarda ve kalecisinin santraforu ile eşit sayılarda topla buluştuğu maçlarda bu durumu lehine çevirebilmesi gerekli. Oyun kurulum şablonlarını zenginleştirerek Livakovic’in kullandığı pasları +1 opsiyon olarak kullanabilir. Topun Fenerbahçe’de kalması, planlanan oyun için oldukça kritik. İrfan Can Eğribayat, topu beklerine yollayarak oyunu doğru genişliğe açıyordu. Daha iyi konumlanma ve rakip baskını daha iyi kırmaya olumlu etki edebilir. Konumlanma demişken Fenerbahçe oyuncularının ortalama pozisyonları idealden çok uzaktı.

Dzeko ve Szymanski ikilisi biraz kopuk kaldı takımdan. Dzeko özelllikle Livakovic ile aynı sayıda topla buluşmasını da düşünürsek bağlantıları ilk yarı daha sık yapabilirdi. Oyun kurulumunun sorunlu olduğu takımlarda Kalecisinden ya da savunmacılarından pivot özellikli santrafora gönderilen uzun/kısa paslar, takımların baskıyı kırmasına olanak sağlar. Dzeko, Ankaragücü maçınında ikinci yarısında derinde topla buluşmayı daha sık yapmış ve Osayi’ye güzel bir asist yapmıştı. Tabi o gol öncesi Fred’in ilk topu alıp güvenli, doğru ve etkili kullanması golün hazırlayıcısı.

Fenerbahçe için sezonun başı olmasına rağmen eksikler ve öne çıkanlar çok net belli oluyor. Bundan sonraki süreçte ise sıkışık maç takvimi de geleceği için bu önümüzdeki 4 maçta eksiklerinin üstüne gidip artılarını da geliştirmesi gerekmekte. Fenerbahçe için artık uyum, adaptasyon, gelişim zamanı. Takım birbirini tanımaya başladı, artık skorların yanında oyuna da ihtiyaç var.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

ICARDİ’DEN SANAT ESERİ GOL

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.